4. Zarf (Belirteç)  


4.1. Zamirler (= adıllar) ile ortak kökenli zarflar


4.2. √so


4.3. Cümle zarfları


4.4. Yer ve yön zarfları


4.5. Zaman, sıra, ölçü ve tarz belirten zarflar


4.6. İsimden türemiş zarflar


4.7. Zarfın üstünlük derece ifadesi

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bu çalışmada zarf teriminin tanımı şöyledir :


Zarf = Tekbiçimli kelimeler arasında fiil, sıfat, başka zarf veya cümle determine (*) edenler


(*) determine etmek : tamlamak, nitelemek, belirtmek < fransızca déterminer


Tekbiçimli kelimeler arasında hem isim hem de fiil, sıfat, başka zarf veya cümle determine edenlerise, tanımımıza göre hem sıfat hem zarf” olarak sınıflandırılmıştır.

 


Partisipler (fiil-sıfat-zarf), fiilden türemiş sıfat ve zarftır (→14.).


Sıfat, zarf ve isim türeten çok sayıda yapım eki bulunmaktadır (→ 4., 20.).


Lazca zarflarda, isimler ve sıfatlar ile ortak kurallı “morfeme göre vurgu (= kök ve eklere göre vurgu)”nun yanı sıra, bazen “anlamsal vurgu” da gözlemlenmektedir. “İşaret zamirler ile ortak kökenli zarflar” ile “yer ve yön zarfları”nın ilk hecesi, önemli anlam taşıdığından dolayı duruma göre ayrıca vurgulanabilmektedir.


Lazcada vurgu, Almanca, İngilizce, İtalyanca, Rusça vs dillerdeki vurgu gibi şiddetli değildir. Anadili olarak Lazca konuştukları halde bazı kelimeler hakkında “Vurgusu nerede olduğunu bilemem” diyenlere sıkça rastlanabilmektedir.

_____________________________________________________________________________


◘◘◘ Olumlu-olumsuzluk ünlemi ◘◘◘


Türkçe “evet” ve “hayır” kelmelerini karşılayan Lazca “ho” ve “var”(*) kelimeleri, bu çalışmada olumlu-olumsuzluk ünlemi olarak sınıflandırılmıştır (→ 9.1.). Bu ünlemler, Fransızca, İngilizce, Türkçe gibi dillerde nedense genelde “zarf (belirteç)” olarak sınıflandırılmaktadır. Halbuki bunlar, tek başına birer cümleyi oluşturup ne fiil, ne sıfat, ne zarf, ne de cümleyi belirtirdiklerinden dolayı bu çalışmadaki zarf tanımına uygun gelmemektedir.


(*) Fiilin olumsuzluk göstergesi “var ~ va”, olumsuzluk ünlemi “var” ile eşbiçimli olup büyük ihtimal ile aynı kökenli olduğu düşünülebilmektedir (→ 11.8.).

______________________________________________________________________


●●● Bozulmuş çalışma”da sıfat teriminin karşılığı olarak coxoşi noçine (63 s.), ve zarf teriminin karşılığı olarak verbişi noçine (p. 71) biçimleri, parantez içine hiç açıklama olmaksızın yazılmıştır. Her ikisi de silinmesi gereken yanlışlıktır. Coxoşi biçimi “ismin” anlamına, verbişi ise “fiilin” anlamına gelebilir. Ama noçine biçimi hiç bir anlama gelmemektedir.

______________________________________________________________________


4.1. Zamirler ile ortak kökenli zarflar


4.1.1. √mi


4.1.2. √mu


4.1.3. √mu + √ni (*)


4.1.4. √na


4.1.5. √ha ~ √a, √hi ~ √he ~ √e


4.1.6. Şahıs zamirlerinden türemiş zarflar


(*)ni köklü zarflar, ancak Fındıklı diyalektlerinde gözlemlenmektedir.


Soru zarfları, belgisiz zarf olarak da kullanılmaktadır (→ 16.2. Taviz cümlemsileri).

______________________________________________________________________


4.1.1. √mi

---------------------------------------------------------------------------------------------------------


umiteli (Orta, Doğu)(1) kimsesiz


< miti (kimse) + iki-taraf-ek (2) {u-......-eli}(-siz)


umiteli, “hem sıfat hem de zarf olan” kelimedir (→ 3.1.1.1.).


{u-......-eli} eki, tüm Lazca diyalektlerde bulunmaktadır. Ancak Batı diyalektlerde zamirlere eklenmez: yalnız isimlere eklenir (→ 3.3.3.5.). Aynı anlam veren son-edat (→ 5.2.1. sure, suzi) ile gezen-edat (3) (→ 5.4.1. dixo) maddelerine de bakınız.


(1) Orta, Doğu : Orta (= Fındıklı, Arhavi) ve Doğu (= Hopa, Çxala) diyalektlerde


(2) iki-taraf-ek : bu çalışmanın yazarı tarafından önerilmiş yeni bir terimdir. Fransızca circonfixe ve İngilizce circumfix terimlerinin karşılığı olarak kullanılmıştır.


(3) gezen-edat : bu çalışmanın yazarı tarafından önerilmiş yeni bir terimdir. Fransızca ve İngilizce ambiposition teriminin karşılığı olarak kullanılmıştır.

______________________________________________________________________


4.1.2. √mu

______________________________________________________________________


4.1.2.1.


muç’e (PZ) nasıl

muç’o[1] (ÇM)(AŞ)

muç’o[1] (Orta)

muç’o[1] ~ muç’oşi (1) (Doğu)


Bu çalışmada bu kelime, geçici bir çözüm olarak “hem zarf hem sıfat” diye sınıflandırılmıştır (→ 3.1.2.). Zarfsal anlamı ile sıfatsal anlamı farklı olduğundan dolayı “eşbiçimli ayrı kelime” olarak da sınıflandırılması mümkündür.


Bu zarf ile eşbiçimli birer adet ön-edat ile cümlemsi ön-edatı bulunmaktadır (→ 5.1.1. muç’o[2] “sanki” ; 6.1.1. muç’o[3] “~ir ~mez”).


●●● (1) Sonek {-şi} : muç’oşi kelimesinin sonunda bulunan ek, genitif durum eki (→ 1.1.1.5.), “sıfattan sıfat ve isim türeten yapım eki(→ 3.6.)” vs ile eşbiçimli olmasına rağmen ayrı bir morfemdir.


Bazı zarfların sonunda istemli olarak konan bu sonek, bir kelimeye eklendiğinde ne bir işlev ne bir anlam katmaktadır. Acaba eskiden var olan herhangi işlev veya anlam zamanla kaybolmuş mudur ?


Oroponi Lazi cumalepe, eğer aşağıdaki örneklerde -şi’li biçim ile -şi’siz biçim arasında herhangi nüans farkını hissediyorsanız lütfen bana bir mail atınız.


muç’oşi (HP) = muç’o nasıl

nişeburaşi (FN) = nişebura (FN) kendiliğinden, kendine özgü bir şekilde

udorgaluşi (*) = udorgalu (*) [zarf] dikmeden; [sıfat] dikilmemiş

(*) Udorgaluşi ve udorgalu, dorgams (dikmek) (2) fiilinden türemiş fiil-isme (→ 14.2.) olumsuz öneki {u-}’nun konmuş olduğu biçimdir.


(2) “Dorgams”, kelimesi kelimesine “dikiyor” anlamındadır. Bu çalışmada Lazca fiillerin temsili biçimi olarak bildirme kipi emperfektif (*) şimdiki zaman üçüncü şahıs tekil biçimi kullanılmıştır. Türkçe gramer ve sözlüklerde Türkçe fiillerin temsili biçimi -mek/-mak’lı fiilimsi (eylemsi) olduğuna göre, burada dorgams karşılığı olarak “dikmek” biçimi verilmiştir.


(*) Perfektif-emperfektif ayrımı için 11. bölüme bakınız.


İsim sonunda da “istemli boş işlevli sonek -şi”nin örneği bulunmaktadır.


bere buraşi (AŞ) = bere bura (AŞ) = bere bara (PZ)(FN) çoluk çocuk


●●● Türkçe “çoluk kelimesi”nin tek başına belli bir anlam taşımadığı gibi, Lazca “buraşi, bura ve bara kelimeleri” de tek başlarına belli bir anlam taşımamaktadır.

______________________________________________________________________


4.1.2.2.


mundes (PZ) ne zaman

munde (ÇM)(AŞ) (1)

mundes ~ mundez (Orta, Doğu)

 

Bu zarftan türemiş zarf : mundeşa (2) ne zamana kadar

Bu zarftan türemiş sıfat : mundeneri ne zamanki


(1) Çamlıhemşin ile Ardeşen diyalektlerinde kelime sonunda -s, -z konsonları bulunamaz. (→ 1.1.2. Birleşik durumlar)


Fiil çekimine bakılınca (→ 13.) bu diyalektlerde de eskiden kelime sonunda -s, -z konsonlarının bulunabildiği anlaşılmaktadır.


(2) mundeşa kelimesinde vurgu baştaki hecededir. Bu kelimenin yapımı {mundes + -şa}dır. Lazca fonolojisinde / s / fonemi, / ş / fonemi önünde kurallı olarak kaybolur.

_____________________________________________________________________________


4.1.2.3.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

muşen neden, niçin, niye


Bu kelimenin aslında {soru zamiri mu’nun ablatif durumu} olduğu düşünülebilirken {muşeni kelimesinin kısaltılmış biçimi} olduğu da varsayılabilmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


muşeni (1) niçin, niye, neden


(1) Pazar diyalektlerinde muyaşeni.


Kelime yapımı: {soru zamiri mu (ne)+ son-edat şeni (için)}


Vurgusu baştaki hecededir.

______________________________________________________________________


4.1.2.4. umuteli (Orta, Doğu) bir şeysiz


< mutu (hiç bir şey) + iki-tarf-ek{u-......-eli}(......-siz / -sız / -suz / -süz)


Bu kelime hem zarf hem sıfattır.(→ 3.1.2.)

______________________________________________________________________


4.1.3. √mu + √ni


● √ni köklü zarflar, ancak Fındıklı diyalektlerinde bulunmaktadır.


----------------------------------------------------------------------------------------------------------


muşebu(r)a (Orta, Doğu) kendiliğinden, kimseye sormadan ; kendine özgü bir şekilde


nişebu(r)a ~ ninteşebu(r)a (FN) kendiliklerinden, kimseye sormadan ; kendilerine özgü bir şekilde


Bu maddede anlatılanlara denk gelen kelime Batı diyalektlerde bulunmamaktadır.


({-eburi}{-ebura} sonekleri hakkında açıklama için → 4.1.6., 4.6.)

______________________________________________________________________


4.1.4. √na

______________________________________________________________________


4.1.4.1.


(PZ) nak ~ nay (*) nerede; nereye (1)

(AŞ’de bazen) nay (*)


Bu zarftan türemiş zarf :


nakele (PZ) ~ nakole (AŞ’de bazen) nereye; nereden (2)

nakelendo (PZ) ~ nakolendo (AŞ’de bazen) nereden (3)

nakşa (PZ)(AŞ’de bazen) nereye kadar (4)


Bu zarftan türemiş sıfat :


nakonur(i) (PZ)(AŞ’de bazen) nereli; nereye yerleşmiş (5)



(1) İsimlerin hem lokatif hem direktif durumlara denk gelmektedir.


(2) İsimlerin hem direktif hem ablatif durumlara denk gelmektedir. Hareketin yönü ile ilgili zarftır.


Bu tür iki-yönlü zarfın önceden de mevcut olması, Batı diyalektlerde isimlerin iki-yön durumunun oluşmasına kısmen de olsa nedeni olmuş olabilmektedir.


(3) Geçildiği yer ile ilgili zarftır.


(4) “-ye kadar” anlamı taşıyan {-şa} soneki, isimlerin direktif durum eki (yönelme durum eki) ile eşbiçimli olmasına rağmen ayrı bir morfemdir. Orta ve Doğu diyalektlerde bulunan şakiz ~ şakis son-edatı (→ 5.2.1.) ile aynı kökenli olduğu düşünülebilir.


(5) Laz evli kadınlar, evlendikleri günden itibaren, gelin olarak yerleştikleri köyün, mahallenin, kasabanın ahalisi sayılmaktadır. Bir bayana “nakonuri” diye soru sorulduğunda duruma göre ya aslı memleketinin adı ya da sonradan yerleştiği yerin adı verilebilmektedir.


Pazar İlçesi dışında konuşulan her diyalektte yer ve yön ile ilgili soru için √na yerine √so köklü kelimeler kullanılmaktadır. (→ 4.2.)


(*) Çamlıhemşin ve Ardeşen diyalektlerinde kelime sonunda -k konsonu bulunamaz. (→ 1.1.2.) Pazar diyalektlerinde de yüksek oranda nay biçimi gözlemlenmektedir.

______________________________________________________________________


4.1.4.2.


nak’u (Batı) ~ nak’o (Orta, Doğu) (1) kaç, ne kadar


Bu zarftan türemiş zarf :


nak’otiyen (FN) ne kadar varsa o kadar


{nak’o-ti yen}(ne kadar varsa) cümlemsisinin birleşik kelimeleşmiş hali olması gerek. Fındıklı dialektlerinde mitiyen (herhangi biri, her kim)(→ 2.1.2.4.), mutuyen (herhangi bir şey, her ne)(→ 2.2.2.4.) gibi birleşik zamirler yaygındır. Taviz cümlemsi bölümüne de bakınız (→ 16.2.).


Nak’otiyen kelimesinde baştaki hece vurguludur.


(1) {-k’o} sonekinin Orta ve Doğu diyalektlerde kullanılan son-edat k’onar(i) ~ k’ona ile aynı kökenli olduğu düşünülebilir (→ 5.2.1.).


nak’u ~ nak’o hem sıfat hem zarftır (→ 3.1.4.).


●●●Bozulmuş çalışma”, 63, 64 ve 72’nci sayfalarında yazıldığına göre nak’u ~ nak’o, “zaman ile ilgili sorular için kullanılmaz”mış (*). Bu iddia uydurmadır. Nak’u ~ nak’o kelimesi, tüm dialektlerde zaman dahil her şey için kullanılmaktadır (→ 3.1.2., 3.1.4., 4.1.2.).


(*) Aynı iddia İsmail Avcı Bucaklişi ile Hasan Uzunhasanoğlu tarafından hazırlanmış “Lazca-Türkçe Sözlük”te de bulunmaktadır (300’üncü sayfa).

______________________________________________________________________


4.1.4.3.


namk’ale (Batı) ~ namk’ele (Orta) hangi tarafta, hangi tarafa, hangi taraftan


Bu zarftan türemiş zarf :


namk’alendo (Batı) hangi taraftan

namk’elendo (Orta) hangi tarafa, hangi taraftan

~ namk’elendon (Orta) (1)


(1) Fındıklı ilçesine bağlı bazı yörelerde namk’elendo (hangi tarafa) ve namk’elendon (hangi taraftan) ayrı anlam taşıyan iki kelime olarak kullanılmaktadır.


Sonek {-k’ale}~{-k’ele}, kelime sonunda bulunurken vurgusuzdur. {-k’alendo} ~ {-k’elendo} ~ {-k’elendon} biçimlerinin sondan ikinci hecesi vurguludur.


Bu zarftan türemiş sıfat :


namk’elen(i) ~ namk’elendon(i) (FN) hangi taraftaki

______________________________________________________________________


4.1.5. √ha ~ √a, √hi ~ √he ~ √e

______________________________________________________________________


4.1.5.1.


hak ~ hako ~ hay (PZ) burada, buraya (1)

hay ~ hako (ÇM)(AŞ)

hak ~ hako (Orta)

ak ~ ako (Doğu)


Bu zerftan türemiş zarflar :


hakele (PZ) buraya, buradan (kalkıp) (2)

hakole (ÇM)(AŞ)(Orta)

~ akole (Doğu)

hakelendo buradan (geçip) (3)

~ hakolendo ~ hakolendon

~ akolendon


hakolek’ele (FN) bu tarafa

hakşa ~ akşa buraya kadar; (şimdiye kadar)


hakşakiz ~ hakşakis şimdiye kadar; (buraya kadar)


Bu zarftan türemiş sıfat :


hakonur(i) ~ hakonu(y)i ~ hakon(i) ~ akon(i) buralı


(1) İsimlerin hem lokatif hem direktif durumlara denk gelmektedir.


(2) İsimlerin hem direktif hem ablatif durumlara denk gelmektedir. Hareketin yönü ile ilgili zarftır.


Bu tür iki-yönlü zarfın önceden de mevcut olması, Batı diyalektlerde isimlerin iki-yön durumunun oluşmasına kısmen de olsa nedeni olmuş olabilmektedir.


(3) Geçildiği yer ile ilgili zarftır.


Hakolek’ele kelimesinde vurgu, baştan ikinci hecededir. Yer ve yön zarflarına eklenerek “tarafına, tarafta” anlamı katan sonek {-k’ele}, vurgusuz olup aslı kelimenin vurgu yerini değiştirmez.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


hik ~ hiko (PZ) orada, oraya

hey ~ hiko ~heko (ÇM)(AŞ)

hek ~ heko (FN)(AH)

ek ~ eko (HP)(ÇX)


Bu zarftan türemiş zarflar :


hikele ~ hikole ~ hekole ~ ekole oraya, oradan (kalkıp)

hikelendo ~ hikolendo oradan (geçip)

~ hekolendo(n) ~ ekolendon

hekolek’ele (FN) o tarafa

hikşa ~ hekşa ~ ekşa oraya kadar


Bu zarftan türemiş sıfat :


hikonur(i) ~ hekonu(y)i oralı, oraya yerleşmiş

~ hekon(i) ~ ekon(i)

______________________________________________________________________


4.1.5.2.


hak’u ~ hak’o ~ ak’o bu kadar


hik’u ~ hek’o ~ ek’o o kadar


Bu kelimeler hem zarf hem sıfattır (→ 3.1.5.).

______________________________________________________________________


4.1.5.3.


hamk’ale (Batı) ~ hamk’ele (Orta) bu tarafta, bu tarafa, bu taraftan


himk’ale ~ hemk’ale (Batı) ~ hemk’ele (Orta) o tarafta, o tarafa, o taraftan


Bu zarflardan türemiş sıfatlar :


hamk’alen(i) ~ hamk’elen(i) bu taraftaki

himk’alen(i) ~ hemk’alen(i) ~ hemk’elen(i) o taraftaki

______________________________________________________________________


4.1.5.4.


haşo ~ aşo böyle ; bu tarafa (1)


hişo ~ heşo ~eşo öyle ; o tarafa (1)


Bu kelimeler, hem zarf hem sıfattır (→ 3.1.5.). İstemli boş işlevli sonek {-şi}’nin (→ 4.1.2.) eklendiği haşoşi, hişoşi ~ heşoşi biçimleri de yaygındır.


(1) Xoron(i) (= geleneksel Laz oyunu) oynandığında bazen “ileriye (= saat ibresinin ters yönüne)” anlamına “Heşo (hişo) !”, “geriye (= saat ibresi ile aynı yöne)” anlamına Haşo !” diye seslenir. Başka söyleniş de gözlemlenmektedir (→ 4.4.1.).

Bu zarflardan türemiş zarflar :


haşote(n) ~ aşoten böylece

hişote ~ heşote(n) ~ eşoten öylece


haşopete(n) ~ aşopeten böylelikle

hişopete ~ heşopete(n) ~ eşopeten öylelikle

{-te(n)} eki, isimlerin araç durum eki ile eşbiçimlidir. {-pe} eki ise isimlerin çoğul eki ile eşbiçimlidir.

______________________________________________________________________


4.1.6. Şahıs zamirlerinden türemiş zarflar


{-eburi} ve {-ebura} sonekleri için 4.1.3., 4.6.

______________________________________________________________________


4.1.6.1. {-eburi} (Batı)


şk’imeburi bence ; kendimce (1)

sk’aneburi sence ; kendince (1)

şk’uneburi bizce ; kendimizce (1)

t’k’vaneburi sizce ; kendinizce (1)


(1) Bu 4 kelimenin anlamı hakkında daha geniş alanda araştırma gerekmektedir (→ 3.1.6.)

______________________________________________________________________


4.1.6.2. {-ebura} (Orta, Doğu)


çkimebura kendi kendime, kimseye sormadan, kendiliğimden, kendimce


skanebura (sen) kendi kendine, kendiliğinden, kendince


çkunebura (Orta) kendi kendimize, kendiliğimizden, kendimizce (*)

~ çkinebura (Doğu)


tkvanebura kendi kendinize, kendiliğinizden, kendinize


(*) Bazen “dilimiz kullanarak, Lazca olarak” anlamına da gelebilmektedir (→3.1.6.).

______________________________________________________________________


4.1.6.3. iki-taraf-ek {u-......-eli}


skani (*) → uskaneli (Orta, Doğu) sensiz, sen olmaksızın


(*) skani = Şahıs zamiri si’nin genitif durum biçimi.


İki-taraf-ek {u-......-eli}, Lazca tüm diyalektlerde gözlemlenmektedir. Ancak Batı diyelektlerde zamirlere eklenmez. (İsimlere eklenme örnekleri → 4.6.) Bu ek ile eşanlamlı iki adet son-edat (→ 5.2.1. sure, suzi) ve bir adet gezen-edat (→ 5.4.1. dixo) bulunmaktadır.

______________________________________________________________


4.2. √so nerede, nereye


Yer ve yön ifade eden çok sayıda zarf ve sıfat √so köklüdür. Bu maddede gösterilen kelimeler, Pazar ilçesi dışında konuşulan tüm diyalektlerde kullanılmaktadır.

_____________________________________________________________________________


4.2.1. Soru zarfı - belgisiz zarf : so ve bundan türemiş olan kelimeler


so nerede, nereye (1)


sole nereye, nereden (kalkıp) (2)

solendo ~ solendon nereden (geçip) (3)

sokşa (ÇM)(AŞ) (4) nereye kadar (5)

~ soşa (Orta, Doğu)

sonur(i) ~ sonu(y)i ~ soni (6) nereli; nereye yerleşmiş (7)


(1) İsimlerin hem lokatif hem direktif durumlara denk gelmektedir.


(2) İsimlerin hem direktif hem ablatif durumlara denk gelmektedir. Hareketin yönü ile ilgili zarftır.


Bu tür iki-yönlü zarfın önceden de mevcut olması, Batı diyalektlerde isimlerin iki-yön durumunun oluşmasına kısmen de olsa nedeni olmuş olabilmektedir.


(3) Geçildiği yer ile ilgili zarftır.


(4) Sokşa biçimi, hakşa (buraya kadar), hikşa (oraya kadar), nakşa (nereye kadar) kelimeleri ile kıyaslama sonucu olarak oluşturulmuştur.


(5) “-(y)e kadar” anlamı taşıyan {-şa} soneki, isimlerin direktif durum eki (yönelme durum eki) ile eşbiçimli olmasına rağmen ayrı bir morfemdir. Orta ve Doğu diyalektlerde bulunan şakiz ~ şakis son-edatı (→ 5.2.1.) ile aynı kökenli olduğu düşünülebilir.


(6) Çamlıhemşin ve Ardeşen diyalektlerinde sonuri ile (Pazar diyalektlerinde kullanılan) nakonuri kelimelerinin birleşme sonucu olan sokonuri biçimi de bulunmaktadır.


(7) Laz evli kadınlar, evlendikleri günden itibaren, gelin olarak yerleştikleri köyün, mahallenin, kasabanın ahalisi sayılmaktadır. Bir bayana “Nakonuri” diye soru sorulduğunda duruma göre ya aslı memleketinin adı ya da sonradan yerleştiği yerin adı verilebilmektedir.


Pazar diyalektlerinde √so yerine √na köklü kelimeler kullanılmaktadır (→ 4.1.4.).

______________________________________________________________________


4.2.2. Belgisiz zarf : soti ve bundan türemiş kelimeler


soti [olumsuz cümlede] bir yerde, bir yere

[taviz cümlemside] nerede, nereye, neresi


a(r) soti [olumlu cümlede] (bilinmeyen) bir yerde, bir yere


sotik’ere (PZ) herhangi bir yerde, herhangi bir yere

~ sotik’ore (AŞ)

~ sotiyen (FN)


Sotik’ere ~ sotik’ore ~ sotiyen kelimelerinde vurgu baştaki hecededir.

______________________________________________________________________


4.2.3. Belgisiz zarf : so(n)txa(ni) ve bundan türemiş kelimeler


sotxa ~ sontxa ~ sontxani ~ sotxani ~ suntxa ~ suntxani

(bilindiği için adının söylenmesi gerekmeyen) bir yerde, bir yere


ar sotxa ~ ar sontxa ~ ar sontxani ~ ar sotxani ~ ar suntxa ~ ar suntxani

(bilinmeyen) bir yerde, bir yere


sontxaniyen (FN) herhangi bir yerde, herhangi bir yere


sotxale bir yere, bir yerden (kalkıp)

sotxalendo bir yerden (geçip)

______________________________________________________________________

________________________________________________________


4.3. Cümle zarfları


Cümle zarfları, cümlenin genel anlamını belirtir.


Lazca cümle zarflarının bir kısmı, daima cümle başında kullanıldıkları için cümle baş-edatı olarak da sınıflandırılabilmektedir. Cümle baş-edatları, cümle sonunda bulunan fiilin kipi (→ 11.5.), aspekti (→ 11.3.), zamanı (→ 11.4.) vs’yi sınırlar, cümlenin genel anlamını diğer zarflardan daha belirgin şekilde baştan bildilirler.


Cümle zarflarının kullanım örnekleri, fiil ile ilgili bölümlerde gösterilecektir.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

ar ~ a deneme olarak bir kere


(→ 3.2.1. Asıl sayılar)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

egizila (FN) (+ dilek kipi) keşke  [pişmanlık]

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

encami   nasıl olsa

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

k’o[1] (PZ-HP) (+ dilek kipi) keşke, yeter ki [dilek; olmayacak dua]


Bu cümle zarfı, son-edat k’onari’nin değişkenlerin biri olan k’o[2](→ 5.2.1.) ve dilek kipi göstergesi {-k’o}(→ 13.) ile eşbiçimlidir.


k’oyi (ÇX) (+ dilek kipi) keşke, yeter ki [dilek; olmayacak dua]


Vurguludurlar.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

mot ~ mo (PZ) niye, niçin, neden

moy (ÇM)(AŞ)

mot ~ moda (Orta, Doğu)


Fiillerin yasak kipi ve yasak-istek kipi göstergesi(→ 13.), bu cümle zarfı ile eşbiçimlidir.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

p’iya ~ p’e(y)a acaba

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

t’ora (+ bildirme kipi sade perfektif veya emperfektif geçmiş zaman)

az kalsın

____________________________________________________________________________________________________________________________________________


4.4. Yer ve yön zarfları


Lazca yer ve yön zarfları diyalekte göre hem biçim hem anlam bakımından ilginç farklılık göstermektedir. Eşbiçimli kelime yöreye göre iki-yönlü veya tek-yönlü anlam taşıyabilmektedir.

______________________________________________________________________


4.4.1. √me ve √mo


me = uzaklaşarak, uzakta

mo = yaklaşarak, yakın yerde


Aynı köklü fiilbaşları (→ 11.7.,19.) bulunmaktadır.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Batı diyalektlerde)

mele ötede, öteye (1)

ti-mele (2) öteye

melendo öteden

melenk’ale (3) öte tarafta, öte tarafa, öte taraftan

~ melendok’ale (AŞ) (4)


(Orta kesimi diyalektlerinde)

mele ötede , öteye (1)

melendo ~ melendon (FN) öteye, öteden (5)

~ melendo ~ melonde (AH)

melenk’ele (FN) (3)(6) öte tarafta, öte tarafa, öte taraftan

~ melendok’ele (FN)(AH)

~ melondek’ele (AH)


(Doğu diyalektlerde)

mele ötede, öteye (1)

melendo(n) ~ melonde(n) öteden


Yer belirten kelime ile birlikte kullanımı : (7)


oxorişi mele evden ötede, evden öteye

~ oxorişen mele


Aynı köklü sıfat :

melen(i) ~ melendon(i) öte taraftaki

~ melonden(i) (AH ve Doğu’da bazen böyle söylenir)

Melen Sarp Sarp köyünün sınır ötesinde kalan kesimi


oxorişi melendoni nca evden ötedeki ağaç

sinurişi melondeni bozope sınır ötesindeki kızlar


Birleşik zarflar :


zuğa-mele deniz ötesinde, deniz ötesine

3’k’a-mele (FN) dere ötesinde, dere ötesine

3’k’a-melendo (FN) dere ötesine

3’k’a-melendon (FN) dere ötesinden

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Batı)

mole beride, beriye (1)

ti-mole (2) beriye

molendo beriden

molenk’ale (3) beri tarafta, beri tarafa, beri taraftan

~ molendok’ale (AŞ) (4)


(Orta)

mole beride, beriye (1)

molendo ~ molendon (FN) beriye, beriden (5)

~ molendo ~ molonde (AH)

molenk’ele (FN) (3)(6) beri tarafta, beri tarafa, beri taraftan

~ molendok’ele (FN)(AH)

~ molondek’ele (AH)


(Doğu)

mole beride, beriye (1)

molendo(n) ~ molonde(n) beriden


Aynı köklü sıfat :


molen(i) ~ molendon(i) berideki

~ molonden(i) (AH ve Doğu’da bazen böyle söylenir)

Molen Sarp Sarp köyünün Türkiye’ye ait kesimi


Birleşik zarflar :


3’k’a-mole (FN) dereden beri tarafta, dereden beri tarafa

3’k’a-molendo (FN) dereden beri tarafa

3’k’a-molendon (FN) dereden beri taraftan


(1) Xoron(i) (= geleneksel Laz oyunu, horon) oynandığında bazen “ileriye (= saat ibresinin ters yönüne)” anlamına “Mele !”, “geriye (= saat ibresi ile aynı yöne)” anlamına Mole !” diye seslenir. Başka söyleniş de gözlemlenmektedir (→ 4.1.5.4.).


●●● Bazı Lazlar, “Horon oynayan kişiye göre ‘ileri’, ‘sağ tarafa’ anlamına,

‘beri’, ‘sol tarafa’ anlamına gelir. Dolayısiyle mele, mole kelimeleri sağ, sol

demektir” diye iddia etmektedir. Kendi hazırladığı Lazca-Türkçe sözlüğüne

iddiasını yazan bile bulunmuştur. Şayet böyle yaklaşma doğru olsaydı,

“Hopa’dan kalkıp İstanbul’a giden kişi batıya doğru hareket eder. Dolayısiyle

‘İstanbul’ kelimesi ‘batı’ demektir” diyebilirdik.


(2) {ti-} öneki, sırf Batı diyelektlerde gözlemlenmektedir.


● ■ (3) {-k’ale ~ -k’ele}


{-k’ale ~ -k’ele} soneki, son-edat olarak da kullanılmaktadır (→ 5.2.1.).


Bu sonek vurgusuzdur. Sonek önündeki hece konson ile bitiyorsa kelime vurgusu o hecededir. Sonek önündeki hece vuayel ile bittiği takdirde o hece kelime başında bulunuyorsa o hecede vurgu bulunuyor; o hece kelime başında bulunmuyorsa onun önündeki hece vurguludur.


(4) Ardeşen diyalektlerinde melenk’ale ve molenk’ale biçimleri de mevcut olmakla birlikte melendok’ale ve molendok’ale biçimleri daha yaygın şekilde kullanılmaktadır.


(5) Bu zarflar iki-yönlüdür. İsimlerin hem direktif durumu, hem ablatif durumuna denk gelmektedir.


● Fındıklı diyalektlerinin bazılarında (*) melendo (öteye) ile melendon (öteden), molendo (beriye) ile molendon (beriden) ayrı kelime olarak kullanılmaktadır.


(*) örneğin Ç’alanez*i köyünde).


(6) Fındıklı diyalektlerinde melenk’elen ~ melendok’elen, molenk’elen ~ molendok’elen biçimleri de mevcuttur. Hareketin başladığı yer ve geçildiği yeri ifade ederken kullanılmaktadır.


Bu zarflardan türemiş sıfat :


melenk’elen(i) ~ melendok’elen(i) öte taraftaki

molenk’elen(i) ~ molendok’elen(i) beri taraftaki


({-k’ele} sonekli tüm zarflardan aynı şekilde türemiş sıfat mevcuttur)


(7) Yer belirten kelime genelde genitif durumda olmakla birlikte bazı yörelerde ablatif durumda bulunmaktadır. Daha geniş alan araştırması bu konuda gerekmektedir.


Hopa diyalektlerinde melondeşa (öteye), melondeşen (öteden) gibi isimlerin direktif ve ablatif eklerinin eklendiği biçimleri de mevcuttur.


Ardeşen diyalektlerinde de melenk’aleşa (öte tarftan) gibi iki-taraf-durum ekinin eklendiği biçim sıkça gözlemlenmektedir.


Birçok dilde olduğu gibi Lazcada da yer ve yön zarfları ile isimlerin sınırı daima net olmaz gibidir.


({-onde} ve {-k’ale} sonekleri ile oluşan tüm zarflardan aynı şekilde türemiş zarflar mevcuttur)

______________________________________________________________________


4.4.2. √jin ve √tude


jin = düşey doğrultuyla yukarı veya üst

tude = düşey doğrultuyla aşağı veya alt


Bu köklerin kelime türetme sistemi, 4.4.1. maddesindekine paralel değildir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Batı)

jin (PZ) ~ cin (ÇM)(AŞ) düşey doğrultuyla yukarıda, yukarıya, üstte, üste

ti-jin ~ ti-cin düşey doğrultuyla yukarıya, üste

jindo ~ cindo düşey doğrultuyla yukarıdan, üstten

jink’ale ~ cink’ale düşey doğrultuyla yukarı veya üst tarfafta, tarafa, taraftan

~ cindok’ale (AŞ)


(Orta)

jin düşey doğrultuyla yukarıda, yukarıya, üstte, üste

jindole ~ jindolen (1) düşey doğrultuyla yukarıya, yukarıdan, üste, üstten

jindolek’ele düşey doğrultuyla yukarı veya üst tarafta, tarafa, taraftan


(Doğu)

jin düşey doğrultuyla yukarıda, yukarıya, üstte, üste

jindole ~ jindolen düşey doğrultuyla yukarıya, yukarıdan, üste, üstten


Aynı köklü sıfat :


jin(i) düşey doğrultuyla yukarıdaki, üstteki

~ jindon(i) ~ cindon(i)(Batı)

~ jindolen(i)(Ortaö Doğu)


Jin Napşit Arhavi ilçesine bağlı Yukarı Şahinler köyünün Lazca adı


Zarfsal deyim :


jin do jin (FN) (dağların) en yükseklerinde, en yükseklerine

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

(Batı)

tude düşey doğrultuyla aşağıda, aşağıya, altta, alta

ti-tude düşey doğrultuyla aşağıya, alta

tudendo düşey doğrultuyla aşağıdan

tudenk’ale düşey doğrultuyla aşağı veya alt tarafta, tarafa, taraftan

~ tudendo k’ale (AŞ)


(Orta)

tude düşey doğrultuyla aşağıda, aşağıya, altta, alta

tudendo düşey doğrultuyla aşağıdan, alttan

tudele ~ tudelen (1) düşey doğrultuyla aşağıda, aşağıdan, altta, alttan

tudele k’ele düşey doğrultuyla aşağı veya alt tarafta, tarafa, taraftan


(Doğu)

tude düşey doğrultuyla aşağıda, aşağıya, altta, alta

tudendo(n) düşey doğrultuyla aşağıdan, alttan

tudele(n) düşey doğrultuyla aşağıda, altta


● Yer belirten kelime ile birlikte kullanımı :


livadişi tudelek’ele bahçenin alt tarafında, tarafına, tarafından



Aynı köklü sıfat :


tuden(i) düşey doğrultuyla aşağıdaki, alttaki

~ tudendon(i)

~ tudelen(i) (Orta, Doğu)


Tuden Napşit Arhavi’ye bağlı Aşağı Şahinler köyünün Lazca adı


(1) Bu zarflar iki yönlüdür.


● Fındıklı diyalektlerinin bazılarında jindole (yukarıda, üstte) ile jindolen

(yukarıdan, üstten), tudele (aşağıda, altta) ile tudelen (aşağıdan, alttan), ayrı kelime

olarak kullanılmaktadır. (*)


(*) Ç’alanez*i vs’de.

______________________________________________________________________


4.4.3. √jile ve √3’ale


jile = yumuşak eğimde yukarıya, yukarıda

3’ale = yumuşak eğimde aşağıya, aşağıda


Bu köklerin kelime türetme sistemi, me ve √mo’nunkine (→ 4.4.1.) paraleldir.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Batı)

jile ~ cile yumuşak eğimde yukarıda, yukarıya

ti-jile ~ ti-cile yumuşak eğimde yukarıya

jilendo ~ cilendo yumuşak eğimde yukarıdan

jilenk’ale ~ cilenk’ale yumuşak eğimde yukarı tarafta, tarafa, taraftan

~ cilendok’ale (AŞ)


(Orta)

jile yumuşak eğimde yukarıda, yukarıya

jilendo ~ jilendon (FN) yumuşak eğimde yukarıya, yukarıdan (1)

~ jilendo ~ jilonde (AH)

jilenk’ele (FN) yumuşak eğimde yukarı tarafta, tarafa, taraftan

~ jilendok’ele (FN)(AH) (2)

~ jilondek’ele (AH)


(Doğu)

jile yumuşak eğimde yukarıda, yukarıya

jilendo(n) ~ jilonde(n) yumuşak eğimde yukarıdan


Aynı köklü sıfat :


jilen(i) ~ cilen(i)   yumuşak eğimde yukarıdaki

~ jilendon(i) ~ cilendon(i)

~ jilondeni


Jilen Mzğem Ardeşen’e bağlı Yukarı Durak köyünün Lazca adı

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

(Batı)

3’ale yumuşak eğimde aşağıda, aşağıya

ti-3’ale yumuşak eğimde aşağıya

3’alendo yumuşak eğimde aşağıdan

3’alenk’ale yumuşak eğimde aşağı tarafta, tarafa, taraftan

~ 3’alendok’ale (AŞ)


(Orta)

3’ale yumuşak eğimde aşağıda, aşağıya

3’alendo ~ 3’alendon (FN) yumuşak eğimde aşağıya, aşağıdan (1)

~ 3’alendo ~ 3’alonde (AH)

3’alenk’ele (FN) yumuşak eğimde aşağı tarafta, tarafa, taraftan

~ 3’alendok’ele (FN)(AH)(2)

~ 3’alondek’ele (AH)


(Doğu)

3’ale yumuşak eğimde aşağıda, aşağıya

3’alendo(n) ~ 3’alonde(n) yumuşak eğimde aşağıdan


Aynı köklü sıfat :


3’alen(i) ~ 3’alendon(i) yumuşak eğimde aşağıdaki

~ 3’alonden(i)


3’alen Mzğem Ardeşen’e bağlı Aşağı Durak köyünün Lazca adı


(1) Bu zarflar iki-yönlüdür.


● Fındıklı diyalektlerinin bazılarında jilendo (yukarıya) ile jilendon (yukarıdan),

3’alendo (aşağıya) ile 3’alendon (aşağıdan), ayrı kelime olarak kullanılmaktadır.


(2) Fındıklı diyalektlerinde jilenk’elen ~ jilendok’elen, 3’alenk’elen ~ 3’alendok’elen biçimleri de mevcuttur. Hareketin başladığı yer ve geçildiği yeri ifade ederken kullanılmaktadır.


Bu zarflardan türemiş sıfatlar :


jilenk’elen(i) ~ jilendok’elen(i) yumuşak eğimde yukarıdaki

3’alenk’elen(i) ~ 3’alendok’elen(i) yumuşak eğimde aşağıdaki

______________________________________________________________________


4.4.4. √gale ve √doloxe


gale = dışarı

doloxe = içeri


Bu köklerin kelime türetme sistemi, √me,mo, √jile ve √3’ale köklerininkine (→ 4.4.1.) yaklaşık paraleldir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Orta)

gale dışarıda, dışarıya

ti-gale dışarıya

galendo dışarıdan

galenk’ale dış tarafta, dış tarafa, dış taraftan

~ galendok’ale (AŞ)


(Orta)

gale dışarıda, dışarıya

galendo ~ galendon (FN) dışarıya, dışarıdan (1)

~ galendo ~ galonde (AH)

galenk’ele (FN) dış tarafta, dış tarafa, dış taraftan

~ galendok’ele (FN)(AH)(2)

~ galondek’ele (AH)


(Doğu)

gale dışarıda, dışarıya

galendo(n) ~ galonde(n) dışarıdan


● Yer belirten kelime ile birlikte kullanımı :


oxorişi gale evin dışında, evden dışarıya

~ oxorişen gale


Aynı köklü sıfat :


galen(i) ~ galendon(i) dışarıdaki

~ galonden(i)


galeni k’oçi yabancı adam

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


(Batı)

doloxe içeride, içeriye

ti-doloxe içeriye

doloxendo içeriden

doloxenk’ale iç tarafta, iç tarafa, iç taraftan

~ doloxendok’ale


(Orta)

doloxe içeride, içeriye

doloxendo ~ doloxendon (1) içeriye, içeriden

doloxenk’ele (FN) iç tarafta, iç tarafa, iç taraftan

~ doloxendok’ele (FN)(AH) (2)

(Doğu)

doloxe içeride, içeriye

doloxendo(n) içeriden


Aynı köklü sıfat :


doloxen(i) ~ doloxendon(i) içerideki


(1) Bu zarflar iki-yönlüdür.


● Fındıklı diyalektlerinin bazılarında galendo (dışarıya) ile galendon (dışarıdan),

doloxendo (içeriye) ile doloxendon (içeriden), ayrı kelime olarak

kullanılmaktadır.


(2) Fındıklı diyalektlerinde galenk’elen ~ galendok’elen, doloxenk’elen ~ doloxendok’elen biçimleri de mevcuttur. Hareketin başladığı yer ve geçildiği yeri ifade ederken kullanılmaktadır.


Bu zarflardan türemiş sıfatlar :


galenk’elen(i) ~ galendok’elen(i) dışarıdaki

doloxenk’elen(i) ~ doloxendok’elen(i) içerideki

______________________________________________________________________


4.4.5. √oği ~ √ogi ve √3’oxle


oği ~ √ogi = [yer ve yön ifadesi] ön

= [sıra ifadesi] önce (→ 4.5.1.)


3’oxle = [yer ve yön ifadesi] ön

= [zaman ifadesi] eskiden (→ 4.5.1.)


● Bu köklerin kelime türetme sistemi, diğer zarfların köklerinkine paralel değildir.


●●● Bu maddede anlatılan zarflara zıt anlamlı k’ap’ula (*) kelimesi, zarf değil, “arka, sırt” anlamına gelen isimdir.


●●●(*) Bazı Lazlar arasında Lazca k’ap’ula kelimesinin “Latinceden gelme”

olduğu söylenmektedir. Halbuki “arka, sırt”ın Latince karşılığı “dorsum”dur;

Latince “capula [kapula]” kelimesi ise “kulplu vazo” demek olup ne insanın sırtı

ne de dağın arkası ile ilgilidir. Bu tür hayalperest söylentilere sakın inanmayınız.

______________________________________________________________________

(PZ)

oğine[1] ~ oğinde önde, öne

oğinde k’ale ön tarafta, ön tarafa, ön taraftan


(ÇM)(AŞ)

ogine[1] ~ oginde önde, öne

oginde k’ale ön tarafta, ön tarafa, ön taraftan


(Orta)

ogine[1] ~ oginde önde, öne

ogindele (1) öne, önden (2)

ogindele k’ele (1) ön tarafta, ön taraftan


()

oğinde önde, öne

oğindele (1) önden

3’oxle önde, öne

3’oxleşen önden


● Yer belirten kelime ile birlikte kullanımı :


oxoriş ogine ~ oxoriş oginde evin önünde, evin önüne

oxoyiş 3’oxleşen (HP) evin önünden


Aynı köklü sıfat :


oğinen(i) ~ oginen(i) ~ oginden(i) öndeki


● “Önce” anlamındaki oğine[2] ve ogine[2] , “sıra zarfı”dır (→ 4.5.1.).


(1) Ogindele, ogindele k’ele, indele kelimelerinde vurgu, istisna olarak baştan ikinci hecede bulunmaktadır.


İki-yönlüdür.

_____________________________________________________________________________


4.4.6. sağ, sol ; doğu, batı, kuzey, güney

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.4.6.1.Sağ” ve “sol”


Çeşitli dillerde de olduğu gibi (*) Lazcada “sağ” ve “sol” ifade eden aslı kelime bulunmamaktadır (→ 4.4.1.).


(*) Fransızca “droit(e)”(= sağ) kelimesi, aslında “dik, doğru” demektir.

(*) İngilizce “right”(= sağ) kelimesi de aslında “doğru” demektir.


--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.4.6.2. “doğu, batı, kuzey, güney”


Doğu, batı, kuzey, güney” karşılayan aslı Lazca kelime de bulunmamaktadır (1)(2).


●●● (1) Bazı Lazlar tarafından yapılan yayımlarda “doğu” anlamında yulva, “batı” anlamında gyulva terimi kullanılmaktadır. Halbuki bu terimler, hiç bir diyalektte gözlemlenmemektedir. Yakın zamanda “Özlazca” eylemi yapanlar tarafından Orta ve Doğu diyalektlerde bulunan yulun (düşey doğrultuyla üst çıkmak) ile gyulun (düşey doğrultuyla inmek) kelimelerinden uydurulmuştur.


Bu terimleri tasarlayanlar, /gy/ foneminin Batı diyalektlerde bulunmadığını da, ayrıca Orta ve Doğu diyalektlerde kelime sonunda -lva’nın bulunmadığını da düşünememişler.


●●● (2) Bazıları “Lazcada birçok kavram ifade eden aslı kelime eksiktir. Lazca zengin bir dil değil” diye iddia etmektedir. Yanlıştır. Şayet bu iddia doğru olsaydı, “İngilzce fakir bir dildir” diye de iddia edebilirdik. Çünkü İngilizce “united (= birleşmiş)”, “state (= devlet)”, “nation (= ulus)”, “beauty (= güzellik)”, “money (= para)”, “mountain (= dağ)”, “river (= nehir, ırmak)” vs terimlerinin hiç biri aslı kelime değil, hepsi Fransızcadan gelmedir.

____________________________________________________________________________________________________________________________________________


4.5. Zaman, sıra, ölçü ve tarz belirten zarflar

______________________________________________________________________


4.5.1. Zaman ve sıra zarfları

---------------------------------------------------------------------------------------------------------


hus (PZ) ~ huy (ÇM)(AŞ) şimdi

ha3’i (FN)(AH) ~ a3’i (HP)(ÇX)


Bu zarflardan türemiş zarflar :


husişuk’ule ~ hust’işuk’ule ~ ha3’işkul(e) bundan sonra

huşa (*) şimdiye kadar


(*) Bu kelimenin yapımı {hus + -şa}dır. Lazca fonolojisinde / s / fonemi, / ş / fonemi önünde kurallı olarak kaybolur.



Aynı köklü zarf :


husineri ~ hust’ineri ~ ha3’ineri şimdiki

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


hindos (PZ) o zaman (*)

him ora, himdora (ÇM)(AŞ)

hemindoraz

~ hemindoras (Orta, Doğu)


(*) Geçmişteki “o zaman” ile gelecekteki “o zaman” anlamları azçok farklıdır.


[geçmişte] o zaman, o çağda

[gelecekte] o zaman ; öyleyse; şayet öyle olursa


Aynı köklü sıfat :


hindoneri ~ hemindoraneri o zamanki

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

p’anda[1] (*) (PZ)(ÇM) daima

irote (AŞ)

p’anda[1] (*) (FN)

iyya ~ p’anda (AH)

p’ant’a (HP)

p’anda[1] (ÇX)


(*) Aynı biçim hem Pazar ve Çamlıhemşin diyalektlerinde hem Fındıklı diyalektlerinde bulunmaktadır. Coğrafya bakımından üçü arasında bulunan Ardeşen diyalektlerinde eşbiçimli olmasına rağmen apayrı anlamlı kelime bulunmaktadır. İki-taraf-edat ve cümlemsi iki-taraf-edatı olan {p’anda ... st’er(i)}(sanki ~ gibi) ifadesine bakınız (→ 5.3.1., 6.4.1.).

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

andğa (Batı) ~ handğa (Orta) ~ andğa (Doğu) bugün 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ğoma (Batı, Orta) ~ ğoman (Doğu) dün

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

p’işindğa (Batı) dünden önceki gün

oginendğa (Orta)

oğineşindğa ~ 3’oxleşindğa (Doğu)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

’ume (PZ)(ÇM) yarın

ç’uman(i) (AŞ)

ç’ume (Orta, Doğu)


● Bu kelimeler ç’umanişe (sabah, sabahleyin) ile aynı köklü olmalıdır.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

cendğani (Batı) ~ gendğani (Orta, Doğu) yarından sonraki gün

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

met’i-gendğani (Orta) yarından iki gün sonra

mecgendğani (Doğu)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

3’o (PZ)

ham3’o ~ han3’o (ÇM, AD, Orta) ~ an3’o(Duğu) bu sene, bu yıl

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

go3’o geçen sene, geçen yıl

go3’os (Orta diyalektlerin bir kısmı)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

p’işi3’ana (Batı) geçen seneden önceki sene

oginen 3’ana (Orta)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

3’anaşe seneye, gelecek yıl

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

-met’i-3’anaşe (Orta) iki sene sonra

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

3’oxle eskiden, önce


Aynı köklü sıfat : 3’oxlene(y)i (Doğu) eski zamanınki, önceki

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

oğine[2] (PZ) önce (1)(2)

ogi ~ ogine[2] (ÇMAD)

ogine[2] (Orta)

oğine (Doğu)


Aynı köklü sıfat : oğinen(i) ~ oginen(i) önceki (1)(2)


(1) Sırayı belirtmek için ablatif durumdaki (veya iki-yön durumundaki) isim veya zamir, tamamlayıcı olarak kullanılır.


(2) Süreyi belirtmek için ise apsolütif durumdaki sayısal ifade, tamamlayıcı olarak kullanılır.



Sıra: “kimden önce; hangi şeyden önce”


şk’imde ogi (AŞ) ~ çkimden ogine (Orta) benden önce


şk’imde oginen k’oçepe (AŞ) benden öndeki adamlar

~ çkimden oginen k’oçepe ()


Ramazanişen oginen tutaz Ramazan’dan önceki ayda


Süre: “ne kadar önce”


sum ndğa ogine üç gün önce


sum ndğa oginen gazete üç gün önceki gazete


Sıra ve süre: “Kimden ne kadar önce”


Emineşa xuti ndğa ogine (AŞ) Emine’den beş gün önce

~ Emineşen xu(t) ndğa ogine (FN)


● “Önde, öne” anlamında oğine[1] ve ogine[1] “yer ve yön zarfı”dır (→ 4.4.5).

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

uk’ai (PZ) az sonra

uk’açxe (ÇM)(AŞ) (FN)

uk’ule (FN)(HP)(ÇX)

ok’açxe, ok’ule (AH)

______________________________________________________________________


4.5.2. Ölçü zafları


Lazca ölçü zarfları, “hem sıfat”tır.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

m3ik’a ~ m3ika ~ p3ika az


a(r) m3ik’a ~ a(r) m3ika ~ a(r) p3ika bir az


zarfsal deyim :


m3ik’a m3ik’a ~ m3ika m3ika azar azar

~ p3ika p3ika

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

opşa (PZ)(1) çok

zade (ÇM)(AŞ) (2)

dido (Orta)(Doğu)


(1) Çamlıhemşin ve Ardeşen diyalektlerinde opşa, “dolu” anlamında ayrı kelimedir.


(2) Zade kelimesinde vurgu, istisna olarak son hecede bulunmaktadır.

______________________________________________________________________


4.5.3. Tarz zarfları

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

xvala yalnız, tek başına


xvala xvala yanında kimseyi istemeden yalnız

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ok’ok’ateri (*) (baştan) birlikte, beraber


elak’ateri (*) (sonradan katılıp) beraber, birlikte


(*) Bunlar fiilbaşlı partisiplerdir (→ 14.).

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

apiçora (ÇM)(AŞ) ~ apiçoraz (FN) çabucak; birdenbire

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ordo erken

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

ordoşe erken, erkenden


Vurgusu baştaki hecededir.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

leba (BatıFN’nın bir kısmı) geç

yano (FN’nın bir kısmıAHDoğu)


Fındıklı’da yöreye göre leba veya yano kullanılmaktadır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

şa[1] (OrtaDoğu) mümkün olduğu kadar


Şa şvi. içebildiğin kadar iç


şvi : Şums (içmek) fiilinin emir kipi tekil


Eşbiçimli bir bağlaç mevcuttur (→ 7.3. şa[2]).

______________________________________________________________________


4.6. İsimden türemiş zarflar

______________________________________________________________________


4.6.1. Türkçe {-ce / -ca} ekinin Lazca karşılığı

----------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.6.1.1. “Lazca” kelimesinin karşılığı


{-eburi} ~ {-ebu(r)a} (1)

{-uri ~ -u(y)i}(2)


(1) → 3.1.3., 3.1.6., 4.1.3., 4.1.6., 20.

(2) → 3.3.3.4., 3.3.3.5., 20.


Lazeburi (PZ) Lazca

~ Lazebu(r)a (ÇMADOrtaDoğu)


Lazuri ~ Lazu(y)i Lazca

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.6.1.1.1. Lazeburi ~ Lazebura ~ Lazebua


(PZ) Lazeburi ixap’aran. (1) Lazca konuşuyorlar. (2)

(ÇM) Lazebura ilak’irdaman.  

(AŞ)(FN) Lazebu(r)a isinapaman.

(AH) Lazebu(r)a ip’aramitaman.

(HP)(ÇX) Lazebua ğarğalapan. (3)


(1) Pazar diyalektlerinde ixap’aran, sadece “konuşuyorlar” anlamındadır. Çamlıhemşin, Ardeşen vs diyalektlerinde ise eşbiçimli fiil “kızarak bağırıyorlar” anlamında kullanılmaktadır.


(2) Örneklerdeki ikinci kelime hepsi “konuşmak” fiilinin bildirme kipi emperfektif şimdiki zaman üçüncü şahıs çoğul biçimidir. Yöreye göre ayrı köklü kelime kullanılmaktadır.


(3) Sarp köyünde Lazebua ğağalapan.


İxap’aran, ilak’irdaman, isinapaman, ip’aramitaman kelimelerinde vurgu sondan üçüncü hecededir. Ğarğalapan, ğağalapan kelimelerinde ise baştaki hece vurguludur. Fiil ve fiil komplekslerindeki vurgulama kuralları, fiil ile ilgili bölümlerde anlatılacaktır.


Lazuri kelimesi ancak Laz dilini ifade ederken Lazeburi ~ Lazebura ~ Lazebua, sırf dil değil, dil ve kültürü ifade etmektedir.


(Lazuri kelimesi sıfat olarak da kullanılmaktadır. → 3.3.3.5.)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.6.1.1.2. Lazuri ~ Lazu(y)i


Arhavi diyalektlerinden bir örnek:

Ar destani p’ç’ari, mteli Lazuri. (*) Bir “destan” yazdım, hepsi Lazca olarak


ar  bir

destani Lazların geleneksel aşık şiirleri. Ölçüsü onbir hecelik dört dizeli koşuk. Her dörtlükte ilk üç dizenin son hecesi ile sondan ikinci hecenin vuaeli ortak.

p’ç’ari yazdım : “yazmak”(ç’arums) fiilinin bildirme kipi perfektif geçmiş zaman birinci şahıs tekil

mteli tüm, hepsi

Lazuri Laz dili kullanarak, Lazca olarak, Lazca


(*) Arhavi’li rahmetli Yaşar Turna tarafından yazılmış Atmacaş ora (Atmaca zamanı)” adlı ünlü destani’nin beşinci (= sonuncu) dörtlük, ilk dizesi.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


4.6.1.2. “çocukça, erkekçe” vs karşılığı


{-eburi}~{-leburi} (Batı)

{-ebura}~{-lebura} (Orta, Doğu)


bere : çocuk → bereburi ~ berebura : çocukça


komoli : koca → komoleburi ~ komolebu(r)a  : erkekçe

~ kimoli (Doğu) → ~ kimolebua


xorz*a (PZ) : kadın → xorz*aleburi : kadınca

~ oxorcaoxorcaleburi ~ oxorcalebu(r)a


_____________________________________________________________________________


4.6.2. {u-......-eli} iki-taraf-eki


nciri uyku uncireli uykusuz

nena dil; lisan; ses → uneneli dilsiz; sessiz

3’ar(i) su u3’areli susuz

~ 3’k’a(r)i ~ 3’k’a ~ u3’k’areli


Bu iki-taraf-ekli kelimelerin büyük çoğunluğu hem zarf hem sıfattır (→ 3.3.3.5.). Eşanlamlı son-edatları ve gezen-edata bakınız (→ 5.2.1. sure, suzi, → 5.4.1. dixo).

___________________________________________________________________


4.7. Zarfın üstünlük derece ifadesi


Lazca zarflar tekbiçimlidir. Bazı dillerde olduğu gibi (ör. Fransızca, Almanca, İngilizce) üstünlük derecesini ifade eden ayrı biçimi bulunmamaktadır. Ablatif durumdaki (veya iki-yön durumundaki) isim veya zamir ile kullanan zarf, üstünlük derecesini ifade etmektedir.


Aşela’şe ordo (PZ) Aşela’dan erken

Aşela’şa ordo (ÇM)(AŞ)

Aşela’şen ordo (Orta, Doğu)


hamuşe leba (PZ) Bu kişiden geç, bundan geç

hamuşa leba (ÇM)(AŞ)

hayaşen leba ~ hayaşen yano (FN)

hamuşen yano (AH)

amuşen yano (HP)(ÇX)

phpMyVisites